sabah yorgunluÄŸu

18 Temmuz 2010

Kiminde iş verimini düşüren, kimine tatili zehir eden bu durumun sebepleri ne olabilir? Yorgunluktan kurtulmak için neler yapılabilir?

KuÅŸ cıvıltıları eÅŸliÄŸinde sıcacık güneÅŸle aydınlanmış bir sabah çoÄŸumuz için “bomba” gibi baÅŸlayan bir günü ifade etse de birçok insan yaz sabahlarının yorgunluÄŸundan ÅŸikâyet eder. İşyerinde, tatilde sürekli, “Hiçbir ÅŸey yapmak istemiyorum, uykum var, kendimi yorgun hissediyorum.” diyen insanları dinler dururuz. Aslında tıpta bu türden ÅŸikâyetlerin teÅŸhisi konmuÅŸ deÄŸil. Ama uzmanlar, yaz sabahı yorgunluÄŸunun çeÅŸitli sebeplere baÄŸlı olarak kendini gösterebileceÄŸini söylüyor. Tabii buhastalıksürekli devam ediyorsa psikolojik bir sorunun da göstergesi olabiliyor.

Sebepleri nelerdir?

Memorial AtaÅŸehir Tıp Merkezi’nden Dâhiliye Uzmanı Prof. Dr. Birsel Kavaklı, yaz yorgunluÄŸunun çeÅŸitli sebepleri olabileceÄŸini söylüyor. Özellikle aşırı sıcaklarda terle fazla elektrolit (kanda ve hücre içi organik sıvılarda çözünmüş olarak bulunan tuzlar) kaybedilmesi yorgunluÄŸa sebep olan etkenler arasında. Kavaklı sadece yaza baÄŸlamamak gerektiÄŸine de özellikle vurgu yapıyor. Bazı hastalık halleri de insanların kronik yaz yorgunluÄŸu hissetmelerine sebep olabiliyor. ÖrneÄŸin tiroit hastalığı, kansızlık, hipertansiyon, kalp yetersizliÄŸi ve ÅŸeker hastalığı olan kiÅŸiler sıcaklardan daha fazla etkileniyor. Kavaklı, yazın yorgun uyanan kiÅŸilerin bunlara da dikkat etmesini ve mümkünse bir muayeneden geçmesini öneriyor.

Tabii iÅŸin bir de psikolojik boyutu var. Sema Hastanesi’nden Psikiyatrist Dr. Kadriye Åžentürk Pehlivan, yazın sıcak havalarıntatilçaÄŸrısı yaptığını, “Bu havada çalışılır mı?” diye bir algıya sebep olduÄŸunu belirtiyor. Bu durumda çalışmak kiÅŸiye zor gelebiliyor. Pehlivan, mevsim geçiÅŸleriyle iliÅŸkilendirilecek depresif ataklar ya da duygulanım bozukluklarından da bahsedilebileceÄŸini söylüyor ve ekliyor: “Tıpta birkaç kere olmuÅŸ bir durumla ilgili hemen tanı koymuyoruz. Ama sürekli sabahları yorgun uyanılıyorsa, isteksizlik, keyifsizlik varsa ‘acaba bu kiÅŸilerde depresyon mu var’ diye bakılabilir. Mevsim deÄŸiÅŸikliklerinde de depresyon belirtileri görülür. Tıpta böyle bir tanı konulmuÅŸtur. Hep aynı mevsimde depresifleÅŸir kiÅŸi. Tabii depresyonlar da çeÅŸit çeÅŸittir. Buna illa ağır bir depresyon denilemez.”

Yaz yorgunluğu nasıl aşılır?

Uzmanların çeşitli sebeplere bağladığı yaz yorgunluğunu aşmanın en önemli yolu beslenmeye dikkat etmek ve vücudu dinlendirmekten geçiyor.

Prof. Dr. Birsel Kavaklı ve Psikiyatrist Dr. Kadriye Şentürk Pehlivan bu tür şikâyeti olanlara şunları öneriyor:

Özellikle iş stresinden uzaklaşmak için herkes kendisine göre düşünmeli, en uygun aktiviteyi seçmelidir. Yeşil alanda yürüyüş yapmak ya da hafta sonu kısa bir tatil olabilir. Özellikle açık havada yapılan yürüyüşlerin ve güneşin antidepresan etkisi olduğundan bahsedilir.

Bazen sadece yatmak dinlenmek için yeterli olmaz. Bedeni dinlendirmenin yanı sıra ruhu dinlendirecek şeyler de yapmak gerekir.

Yaz aylarında vücutta ağırlığa sebep olacak yağlı yemeklerden kaçınılmalı, bol bol meyve-sebze tüketilmelidir. Ayrıca öğün çoğaltmak da vücut direncini artıracaktır.

Çokça sıvı almak gerekir ama insanlar genelde serinlettiği için gazlı içecekler tüketiyorlar. Bu içecekler çarpıntı yaparak veya damarlar üzerindeki olumsuz etkisiyle kişiyi kötü etkiliyor. Bu nedenle soda, mineralli içecekler veya meyve suları gibi vitamin içeren içecekler ya da klasik içeceğimiz ayran daha iyi gelebilir.

sims 2 yükleme şifresi

20 Haziran 2010

sims 2 yükleme şifresi bilen arkadaşlar yorum yaparak paylaşabilirsiniz. Böylece sims 2 şifresinden herkez yararlanabilir.

kalp ritim bozukluÄŸu tedavisi

16 Haziran 2010

Kalp ritim bozukluÄŸu olan hastaların, çeÅŸitli enerji kaynakları kullanılarak hücrelerin yapısını deÄŸiÅŸtirmek ve onları elektriksel olarak iletken olmayan bir hale getirme iÅŸlemi olan ”ablasyon” yöntemiyle tedavi edilebileceÄŸi bildirildi.

Florence Nightingale Hastaneleri Kalp Damar Cerrahisi Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Belhhan Akpınar, yaptığı açıklamada, kalbin olduğundan daha fazla ya da yavaş çalışmasının kalp ritim bozukluğu olarak tanımlandığını belirtti.

En çok görülen kalp ritim bozukluÄŸunun ”Atriyal fibrilasyon” olduÄŸunu kaydeden Akpınar, bunun kalbin hızlı ve düzensiz atışı olarak tanımlanabileceÄŸini ifade etti.

kalp ritim bozukluğu TEDAVİ ŞEKİLLERİ

Atriyal fibrilasyonlu hastaların üç ayrı yöntemle tedavi edilebileceğini aktaran Prof. Dr. Akpınar, şunları kaydetti:

”Bir grup ilaçlar, özellikle yeni atriyal fibrilasyona girmiÅŸ hastalarda baÅŸarılıdır. BaÅŸarı oranı, atriyal fibrilasyon süresinin uzunluÄŸuyla ve eÅŸlik eden ek bir kalp rahatsızlığının varlığıyla azalır. Kalpte belli ileti yollarının anjioda ‘kateter ablasyon’ denilen bir yöntemle etkisiz hale getirilmesi ve erken yakalanmış Atriyal fibrilasyon olgularında, özellikle eÅŸlik eden baÅŸka bir kalp hastalığı yoksa denenebilir. Ameliyatla ritim bozukluÄŸuna yol açan kalp ileti sistemi etkisiz hale getirilerek (ablasyon) normal sinüs ritmi saÄŸlanır.

Ablasyon ise çeÅŸitli enerji kaynaklarını kullanarak hücrelerin yapısını deÄŸiÅŸtirmek ve onları elektriksel olarak iletken olmayan bir hale getirme iÅŸlemidir. Bu iÅŸlemde soÄŸutma ile yapısal deÄŸiÅŸiklik gerçekleÅŸtirilebileceÄŸi gibi, elekrik, ultrason ve günümüzde en yaygın kullanılan radyofrekans gibi enerji kaynakları ile de bu iÅŸlem gerçekleÅŸtirilebilir.”
Ablasyon işleminin, kalpte ritim bozukluğuna yol açan bölgelerdeki iletiyi yok etmek için yapıldığını belirten Akpınar, iletinin normal yollara yönlendirilmesi ve ritim bozukluğu yaratan merkezlerin yok edilmesi ile normal ritmin sağlandığını ifade etti.